Jul/1049
iPhone 4 İncelemesi – III
iPhone 4 ile ilgili paylaştığımız inceleme yazısı serisine kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Performans
iPhone 4 ile ilgili merak edilen diğer bir konu da özellikle uygulamaları çalıştırırken ki hızı ve performansı. iPhone 4, iPhone 3GS'e göre yaklaşık 2 katı daha fazla hafızaya (512MB RAM) ve daha hızlı bir işlemciye sahip. Bu da arka planda çalışan uygulama sayısı arttıkça ya da, yüksek hafıza gerektiren uygulamaları çalıştırmada iPhone 4'e büyük avantaj sağlayacak.
Fakat mevcut uygulamaların açılış hızlarını baz alarak yaptığım testlerde, iPhone 4'ün 3GS'e göre aşırı bir üstünlüğünü göremedim. Muhtemelen bunun sebebi, mevcut uygulamaların iPhone 3GS'e göre optimize edilmiş olması. Örneğin aşağıdaki videoda yer alan testte, App Store'un popüler oyunlarından biri olan Angry Birds'ün iPhone 4 ve iPhone 3GS'teki açılış süresini karşılaştırdık.
iPhone 4 vs. iPhone 3GS Hız Testi
Videoda ekranın üst tarafında yer alan iPhone 4, görüldüğü gibi iPhone 3GS'e göre sadece 1 saniye gibi farkla açılışını tamamladı. Benzer şekilde cihazın açılış sürelerini de karşılaştırdığımda iPhone 4'ün sadece 1-2 saniye daha hızlı açıldığını gördüm. Fakat geçen sene iPhone 3GS'i, iPhone 3G ile karşılaştırdığımızda, performans ve hız farkı çok daha fazlaydı.
Fakat sanırım iPhone 4'ün gerçek performansını, iPhone 4'e özel geliştirilmiş uygulamalar yaygınlaştıkça göreceğiz.
iPhone 4'ün en önemli özelliklerinden biri de 5MP'lik kamerası sayesinde HD kalitesinde yani yüksek çözünürlükte (720 p) kayıt yapabilmesi. Gerçekten de iPhone 4'ün çektiği videolar yüksek çözünürlükte. Aşağıda iPhone 4 ile çektiğim örnek bir video mevcut. Fakat video paylaşım siteleri yüklediğimiz videoları optimize ettiği için aşağıda gördüğünüz, videonun orijinal hali değil.
Normalde videonun orijinali çok daha iyi kalitede. Bu yüzden isterseniz, 15 saniye uzunluğunda ve yaklaşık 21MB. büyüklüğündeki yukarıdaki videonun orijinal halini bu linki kullanarak bilgisayarınıza indirebilir ve iPhone 4 ile çekilen videoların ne kadar kaliteli olduğunu yakından görebilirsiniz.
iPhone 4 ile bu kadar kaliteli video çekme imkanına kavuşunca, Apple da Mac kullanıcılarının yakından tanıdığı ve benim de MacBook'umda çok severek ve beğenerek kullandığım iMovie uygulamasını iPhone'a taşımış. iMovie'nin en büyük özelliği de, çok kolay bir şekilde videolarımızla oynama imkanı sunması.
Örneğin iPhone 4'ümüze App Store'dan yüklediğimiz 4.99$'lık iMovie uygulaması ile, çektiğimiz videolara kolayca müzik veya tema ekleyebiliyoruz. iMovie uygulamasının içinde çok güzel hazır temalar bulunuyor. Benim en beğendiğim tema ise çektiğimiz videonun konumunu da haritada işaretleyebildiğimiz "Travel" teması.
iMovie ile iPhone'un kendi video uygulamasında olduğu gibi videoları istediğimiz gibi kesip kısaltabiliyoruz. Ayrıca temanın özelliğine göre videoya Başlık (Title) ekleyebiliyoruz.
Son olarak iMovie ile hazırladığımız videoları yine Albüm altına istediğimiz çözünürlüğü seçerek kaydedebiliyoruz. Aşağıda da benim yukarıdaki örnekte paylaştığım videonun iMovie ile tema, müzik ve lokasyon ekleyerek hazırladığım bir versiyonu mevcuttur.
Bu arada iMovie uygulaması sadece iPhone 4'lerde çalışabiliyor ve şu an için Türkiye App Store'unda yer almıyor. Muhtemelen yakın zamanda tüm ülke store'larında satışa sunulacaktır.
iPhone 4 ile ilgili paylaşacaklarım şimdilik bu kadar. Şu ana kadar paylaştıklarımız ışığında sizce iPhone 4 almaya değer mi? Aşağıdaki ankete katılarak bu konudaki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.
Bu arada anketten sözetmişken iPad ilk duyurulduğunda başlattığımız anketin sonuçları da aşağıda. Görüldüğü gibi iPhone kullanıcılarının çoğunluğu iPad almayı düşünüyor.
Jul/1035
iPhone 4 İncelemesi – II
Apple'ın yeni cihazı iPhone 4'ü incelemeye başladığımız iPhone 4 İncelemesi - I başlıklı yazımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz
FaceTime
iPhone 4'ün en çok ilgi çeken ve merak edilen yeniliklerinden bir tanesi de FaceTime, yani yaygın kullanılan adıyla Görüntülü Görüşme. Fakat iPhone'daki Görüntülü Görüşme teknolojisi, klasik cep telefonlarında bulunan ve genelde 3G teknolojisi ile özdeşleştirilmiş olan görüntülü görüşmeden biraz farklı.
Çünkü FaceTime ile yapılan görüşmeler internet bağlantısı üzerinden yapılıyor. Her ne kadar FaceTime arayüzleri Telefon uygulaması ve telefon numaramız ile ilişkilendirilmiş olsa da, görüşme sırasında GSM operatörlerinin klasik görüşme altyapısı kullanılmıyor. Dolayısıyla FaceTime üzerinden yaptığımız görüşmeler konuşma olarak faturamıza yansımıyor.
Apple, şu an için FaceTime'ın sadece Wi-Fi üzerinden çalışmasına izin verdiğinden, oluşan data trafiği maliyet açısından pek sorun olmuyor. Çünkü ülkemizde çoğu kişinin kullandığı Wi-Fi internet bağlantısı ya sınırsız, ya ücretsiz, ya da limiti yüksek. Fakat Apple ileride 3G internet bağlantısı üzerinden de FaceTime görüşmelerine izin verdiğinde, bu görüşmelerin mobil data paketimizin ne kadarını götüreceğine dikkat etmemiz gerekecek
FaceTime'ın çalışma mantığı da oldukça basit. iPhone 4 kullanıcısının rehberinde yer alan bir kullanıcının da iPhone 4'ü var ise ve kullanıcılardan biri Rehberdeki veya Telefon uygulamasındaki FaceTime seçeneğini kullanarak diğer iPhone 4 kullanıcısını ararsa, Apple'ın sunucuları bu iki kişiyi telefon numarası ve cihaz numarası bazında eşleyip Wi-Fi üzerinden görüştürüyor.
Birden fazla iPhone 4 bulmak kolay olmadığı için sadece bir defa FaceTime ile deneme yapma imkanım oldu. Fakat açıkça belirtmeliyim ki görüşmenin kalitesi ve akıcılığı gerçekten harika. iPhone 4'ün ön tarafına FaceTime için konulan kamera gerçekten iyi kalitede çekim yapabiliyor. Zaten istersek de görüşme sırasında, alt menüde sağ tarafta bulunan seçeneğe tıklayarak cihazın arkasındaki kameraya geçiş yapabiliyoruz. FaceTime testi sırasında tecrübe ettiğim tek olumsuz yan, görüşmenin çok geç bağlanması oldu. Muhtemelen bu aralar iPhone 4'lerini yeni alan kullanıcılar sürekli deneme yaparak Apple sunucularını meşgul ediyorlar
Sonuç olarak FaceTime, gerçekten de Apple'ın daha evvel yayınladığı aşağıdaki reklamdaki gibi bir tecrübe sunuyor. Yani sırf FaceTime için bile iPhone 4 alınır. Tabii bir de öndeki kamerası sayesinde harika bir ayna görevi gördüğü için, bayanlar tarafından da çok talep görebilir
Apple iPhone 4 FaceTime Reklamı

Kamera
iPhone 4'teki diğer önemli bir değişiklik de arkadaki kameranın 5 MegaPiksel'e çıkması. Dolayısıyla 2 MegaPiksel olan iPhone 3G'ye ve 3 MegaPiksel olan iPhone 3GS'e göre daha yüksek kalitede fotoğraflar çekebiliyor. Ayrıca ön tarafa bir kameranın daha gelmesi ve arka taraftaki kameranın yanına eklenen gece çekim ışığı (flash), iPhone 4'teki Kamera uygulamasını biraz değiştirmiş.
Flash seçeneğini ister otomatik modda istersek de manuel modda kullanarak artık karanlıkta da çekim yapabiliyoruz. Bu arada Flash ışığı hem fotoğraf çekiminde hem de video çekimlerinde kullanılabiliyor. Bu özellik açıkçası ilk iPhone modelinde de olmalıydı, bu yüzden başka bir yorum yapmaya gerek yok
iPhone 4'ün 5MegaPiksel'lik kamerası ile çekilen resimleri, iPhone 3GS'in kamerası ile karşılaştırınca aralarında aşırı bir kalite farkı göze çarpmıyor. Doğal olarak iPhone 4 ile çekilen resimlerin çözünürlükleri ve boyutları daha yüksek. Fakat 3GS ile aradakı kalite farkı ancak resimler büyütülüp detaylar incelendiğinde farkedilebiliyor.
Fakat aynı açıdan hem iPhone 4 hem de iPhone 3GS ile yakın plan çektiğim fotoğrafları karşılaştırınca ufak bir fark ortaya çıkıyor. Yukarıdaki fotoğrafta olduğu gibi iPhone 4'ün kamerası ışık olayını daha iyi ayarlıyor.
Her iki fotoğrafı da kameranın herhangi bir yerine dokunmadan (yani focus yapmadan) çekmeme rağmen iPhone 3GS ile çekilen resimler biraz daha karanlık oluyor.
Benzer durum sadece yakın plan çekimlerinde değil manzara çekimlerinde de görülebiliyor. Yukarıdaki iPhone 4 ile çekilen resim aşağıdaki 3GS ile çekilene göre daha güzel gözüküyor.
Tabii ben fotoğrafçılık konusunda uzman değilim, sadece gözüm ne görüyorsam onu paylaşıyorum
Micro SIM
iPhone 4 inceleme yazısının ikinci bölümünü tamamlamadan evvel, iPad'deki gibi iPhone 4'te de kullanılmaya Micro SIM olayına biraz daha değinmekte fayda görüyorum. Aslında "iPad Hakkında Sık Sorulan Sorular" başlıklı yazımızda bu konuyu detaylı açıklamıştım. Kısaca özetlemek gerekirse Micro SIM'ler, hali hazırda kullandığım SIM kartlardan daha küçük boyutlarda.
Fakat bu Micro SIM'ler genelde ayrıca satılmıyor, kullanıldığı cihazlar ile birlikte veriliyor. Fakat ülkemizde iPad'in ve iPhone 4'ün resmen satışı başlamadığı için orijinal Micro SIM kolayca bulunamıyor. Bu yüzden yurt dışından cihaz getirtilenler, bu linkte anlatıldığı gibi mevcut SIM kartını kenarlarından keserek Micro SIM ebatına getiriyor
Bir de geçenlerde Turkcell, data hatlarına özel Mikro SIM satışına başladığından, en azından iPad için SIM kartı kesmek zorunda kalınmıyor.
Bu yazının devamına bu linkten gözatabilirsiniz.
Mar/108
Yaşlı Halini Merak Edenlere – Agingbooth
Sizi bilmem ama ben Agingbooth uygulamasını görünceye kadar yaşlandığımda nasıl görüneceğimi çok merak etmiyordum. Fakat uygulamanın ekran görüntülerindeki fotoğraflara gözatınca, uygulamayı indirip denemeden edemedim
Agingbooth, App Store'a çıktığı gibi Fransa US Store'da bir numaraya yerleşen, vesikalık fotoğraflardaki yüzleri yaşlandıran ilginç bir uygulama. Tabii ki Agingbooth, eğlence amacıyla yapılmış, bilimsel bir yanı olmayan bir uygulama. Fakat sonuçları oldukça gerçekçi.
Uygulamayı ilk açtığımızda hemen "START" seçeneğine tıklayıp resimlerimizi seçeceğimiz ekrana geçiyoruz. Resimlerimizi istersek fotoğraf albümüzden seçiyoruz (CHOOSE), istersek de o an kamera (CAMERA) ile çekiyoruz. Burda dikkat etmemiz gereken, fotoğrafın vesikalık ayarında ve yüzün tam karşıdan ve yakından çekilmiş olması. Yoksa uygulama hata vererek yaşlandırma işlemini yapamıyor. Ayrıca gülen veya saçlarla kısmen kapanmış fotoğraflarda çok başarılı sonuçlar üretemiyor.
Fotoğrafımız seçtikten sonra da göz bebeklerimizi ve ağzımızın tam ortasını, ekrandaki referans noktaları ile aynı konuma getiriyoruz. Zaten uygulama bu konuda çok başarılı bir arayüz sunuyor. Ayarları yaptıktan sonra da "READY? GO >>" seçerek yaşlandırma işlemini başlatıyoruz.
Kısa bir sünre sonra da yukarıdaki ekran görüntülerinde olduğu gibi en az 30 yıl sonraki halimizin fotoğrafı ile karşılaşıyoruz
Bu ekranda cihazımızı sallayarak (SHAKE) hızlıca fotoğrafın orijinal halini görebiliyoruz. Tekrar salladığımızda ise yine yaşlanmış hali geliyor. Sağ üstteki "SAVE" seçeneği ile de Albüme yeni resmi kaydedebiliyoruz. Ayrıca yaşlandırılmış fotoğrafımızı, Mail, Facebook veya Twitter ile arkadaşlarımız ile uygulama içerisinden kolayca paylaşabiliyoruz.
Eğer ilginizi çektiyse, Agingbooth'u aşağıdaki linki kullanarak App Store'dan 0.99'a indirebilirsiniz. Fakat baştan uyarıyorum, bilimsel bir yanı da olmasa da, göreceğiniz fotoğraflar canınızı sıkabilir
























