Aug/1039
High Noon İle Vahşi Vahşi Batı
Geçenlerde bir arkadaşım, yakın zamanda çok fena sardığı High Noon STARS & STRIPES isimli ücretsiz bir iPhone oyununu sürekli ballandıra ballandıra anlatınca, ben de bir takılayım dedim. Aslında bahsettiği oyunu ilk çıktığında görmüş ama pek ilgilenmemiştim. Arkadaşımın motivasyonuyla da ben de birkaç gündür oynuyorum ve ben de oyunun hastası oldum diyebilirim.
High Noon kısaca özetlemek gerekirse internet üzerinden online olarak kovboyculuk oynayabildiğimiz, yani rakiplerimizle düello yapabildiğimiz ses ve grafikleri ile gayet başarılı bir iPhone uygulaması. Oyunda çok sayıda detayın bulunması ve herşeyin ingilizce olması ilk başta oyunu karmaşık gibi gösterse de, aslında oyunun mantığı ve yapılması gerekenler oldukça basit.
Oyunun amacı kendi seviyemize yakın rakiplerle düello yapıp kazanmak ve seviye (level) atlamaya çalışmak. Uygulamayı ilk çalıştırdığımızda karşımıza, oyundaki ismimizi belirlediğimiz bir ekran geliyor. Ardından da bize uygulama adım adım oyunu öğretmeye çalışıyor. Sırayla verdiği görevleri yapınca zaten işin temeli hemen kavranıyor.
Oyunun zevkli kısmı ise online olarak diğer iPhone kullanıcıları ile düello yaptığımız zaman ortaya çıkıyor. Oyunun ana menüsünde o an online olan tüm oyuncular ekranda dizili bir şekilde karşımıza çıkıyor. Her bir rakibin seviyesi (L2, L5 şeklinde), yendiğimiz zaman alacağımız para ödülü (reward), rakiplerin altlarında yazıyor. Üzerinde BUSY (meşgul) veya FIGHTING (başkası ile kapışıyor) yazmayan herhangi bir oyuncuyu düelloya davet ediyoruz. Ya da biz müsaitsek, diğer oyuncular bizi davet edebiliyor.
Düelloya başlamak için ekranın ortasındaki kırmızı ile FIGHT yazan seçeneğe bastıktan sonra iPhone'umuzu sanki tabancayı kılıfına (HOLSTER) koyar gibi aşağıda tutmamız gerekiyor. Eğer iPhone'umuzu bu şekilde tutmadan oyuna başlarsak siyahlar içindeki şerif, oyun başında bize ateş ederek uyarıyor. Cihazımızı aşağıda bu şekilde yaklaşık 10 saniye tuttuktan sonra ses ve titreme ile düellonun başladığı bildiriliyor.
Bu arada hemen belirteyim bir rakip seçtiğimiz andan itibaren arkada eski kovboy filmlerinden hatırladığımız çok güzel bir müzik çalmaya başlıyor ve bizi havaya sokuyor
Zaten oyun boyuncaki ses efektleri çok başarılı.
Rakibimizle çarpışırken de cihazımızı hareket ettirerek nişan alıyoruz. Ayrıca biz nişan almak için cihazı hareket ettirince kendimiz de sağa sola kaymış oluyoruz ve de rakibin bizi vurması zorlaşıyor. Ateş etmek için de ekrana tıklıyoruz. Silahımızdaki mermiler bitince de, cihazı yukarı kaldırıp hızlıca tek tek mermileri dolduruyoruz mermi yuvalarına tıklayarak.
Rakip istisnalar dışında bir mermide yenilmiyor, her atış canından bir miktar götürüyor. Bu miktar da vücudundan vurduğumuz yere, silahımızın gücüne, rakibin savunma eşyalarına, vs. göre farklılık gösterebiliyor. Fakat rakipleri vurabilmek için bol bol pratik yapmak gerekiyor. İlk başlarda düzgün nişan alamıyorum diye üzülmeyin, zaman içerisinde ustalaşılıyor
Eğer rakimizi yenersek ekranın en altında çıkan "COLLECT REWARD" seçeneğine tıklayarak seviye atlamamız için gerekli olan ve rakibimizin kellesine konmuş olan ödülü alıyoruz. Eğer yenilirsek bu sefer rakibimiz bizim üzerimize konan ödülü alıyor ve oyunun sonunda bizi tabuta koyuyor
Oyunda seviye atladıkça kazandığımız altınlarla (GOLD) ya da oyunun sanal parası olan WAMPUM'larla kendimize yeni giysiler, silahlar, savunma malzemeleri vs. alabiliyoruz. Bazı malzemeler tek kullanımlık olurken bazıları da sürekli kullanılıyor. Oyundan WAMPUM çok zor ve az kazanılıyor. Fakat In-App Purchase yöntemi ile istersek kredi kartımızı kullanarak WAMPUM satın alabiliyoruz. Zaten ücretsiz olan High Noon oyununun tek gelir kaynağı WAMPUM satışları. Bu arada hiç WAMPUM satın almadan da oyun sorunsuzca oynanabiliyor.
Rakip olarak rastgele birilerini seçebildiğimiz gibi arkadaşlarımızı Shitlist'e
ekleyerek, onlarla da kapışabiliyoruz. Bunun için arkadaşlarımızın High Noon ID'lerini öğrenip eklememiz gerekiyor. Ya da oyun sırasında gördüğümüz birini de Shitlist'e ekleyebiliyoruz. Ayrıca oyunda global ve yerel (nearby) bir puan sıralaması bulunuyor.
Aslında oyunla ilgili verebileceğim daha epey bir ipucu bulunuyor fakat yazının daha sıkıcı hale gelmemesi ve bazı şeyleri kendinizin keşfetmesi için kısa kesiyorum. Eğer olur da oyunu beğenir ve takıldığınız yerler olursa yazıya yorum yazarak sormaktan çekinmeyin. Eğer bildiğim birşeyse yardımcı olmaya çalışırım.
Ayrıca aşağıda oyun hakkında fikir edinebilmeniz için kendimizin çektiği bir videoyu paylaştım. Eğer Youtube yasağından dolayı aşağıdaki videoyu görüntüleyemiyorsanız, bu linke tıklayarak da izleyebilirsiniz.
Bu arada oyun online oynandığından, rakiplere karşı üstünlük sağlayabilmek için internet bağlantısının iyi ve cihazın güçlü olması gerekiyor. Örneğin iPhone 3GS'te, iPhone 3G'ye göre çok daha iyi oynanıyor. High Noon uygulamasını da aşağıdaki linki kullanarak App Store'dan ücretsiz olarak indirebiliyoruz.
Jun/105
Hector’la Rehine Kurtarma
Rehine kurtarma operasyonlarına çok da yabancı değiliz aslında. Bir çok Holywood filminde görmeye alışık olduğumuz sahnelerdir bunlar… SWAT takımları rehinelerin bulunduğu yeri çevreler, keskin nişancılar çatılara çıkar, rehineleri esir alanın istekleri dinlenir, orta yol bulunmaya çalışılır, bunlardan bir sonuç çıkmazsa operasyon başlar. Kısacası işler çok ciddi ve operasyonda bulunan herkes çok profesyoneldir.

Hector : Badge of Carnage adlı oyunumuzun kahramanı Hector’un görevi de rehine kurtarmak fakat Hector’da yukarıda sayılan özelliklerin hiç biri yok. Oyunu da zevkli ve eğlenceli yapan da zaten bu ironik durum. Oyuna başladığınız andan itibaren sürekli ironik ve komik olaylarla karşılaşıyorsunuz.
Oyunda amacınız karakoldan çıkıp rehine kurtarma operasyonunun yapıldığı olay yerine gitmek ve insanları rehin alan fidyecinin taleplerini dinleyip, bu talepleri yerine getirmek. Oyunun heyecanını kaçırmamak adına fidyecinin taleplerini burada açıklamıyorum ama gerçekten garip ve beklenmedik talepleri olduğunu şimdiden belirteyim

Oyunda yer alan cisimlerle sürekli olarak etkileşim halinizde olmanız gerekiyor çünkü puzzle’ları çözebilmek veya oyunda ilerleyebilmek için bu cisimleri çeşitli kombinasyonlarla kullanmanız gerekiyor. Oyunun heyecanını kaçırmak istemiyorum ama oyunun başladığı odada yer alan mazgalın içindeki ayakkabı bu duruma güzel bir örnek. Ayakkabıyı bulduktan sonra, ayakkabınızın ekranın alt tarafında yer alan ekranda belirdiğini göreceksiniz. Ayakkabıyı alarak işin bittiğini sanıyorsanız, ben gibi yanılıyorsunuz demektir
Bu ayakkabının üzerine bir kez tıklayarak bu ayakkabıyı incelemeniz gerekiyor. Çünkü kahramınımız Hector’un odadan çıkabilmesi ayakkabıya değil, ayakkabının bağcığına ihtiyacı var.

Oyunda cisimlere bakmak, cisimlerin veya karakterlerin kim olduğunu öğrenmek isterseniz cismin üzerine bir kez tıklamanız gerekli. Bu cisimleri almak, kullanmak veya karakterle konuşmak için 2 kez tıklamanız gerekiyor. Mekanlar arasında Hector’u gezdirmek için ise gitmek istediğiniz yere parmağınızı kaydırmanız yeterli.
Cisimleri oyunda yer alan başka bir cisimle kullanmak isterseniz (örneğin elinizde bir ataç var ve bunu kilitli bir kapıyı açmak için kullanmak istiyorsanız) önce ataca sonra da kapıya birer kez tıklamanız gerekiyor. Ayrıca etraftan topladığınız cisimleri birbirleri ile kombine bir şekilde kullanmak isterseniz her iki cismin de üzerine birer kez tıklamanız gerekiyor.

Oyunda sürekli olarak elinizdeki cisimleri ekranda yer alan cisimlerle ve karakterlerle kombine bir şekilde kullanmanızı tavsiye ederim. Beklenmedik sonuçlarla karşılaşabiliyorsunuz. Oyunun ilerleyen bölümlerinde karşınıza çıkan karakterlere sadaka vererek bölüm geçmenizi sağlayacak aksiyonlar alabiliyorsunuz.
Karşınıza çıkan karakterlerle konuşmak için, karakterlerin üzerine iki kez tıklamanız yeterli. Karakterlerle farklı diyaloglara girebiliyorsunuz. Bazı durumlarda direkt olarak konuya girebilir, bazı durumlarda biraz muhabbet edip ardından amacınız olan konuya girebilirsiniz. Fakat bu karakterlerle uzun uzun konuşmanızı tavsiye ederim. Sizlere ilerleyen bölümlerle ilgili çok önemli ipuçları verebiliyorlar.

Oyunun grafikleri karikatür tadında ve çok güzel. Karakterlerin seslendirmeleri de ayrıca çok başarılı. Oyunun iTunes açıklama metninde yazana göre oyunda kullanılabilir 397 interaktif cisim ve 2421 satırlık seslendirilmiş metin yer alıyor. Zaten oyunun 197 MB’lık büyüklüğe sahip olması da bu durumu fazlasıyla açıklıyor

Bu tip büyük boyutlu iPhone oyunları bende nadir de olsa crash ediyor. Belki iPhone 3G kullanıyor olmamdan kaynaklanıyor, beni 3GS’e geçmeye zorluyor bu oyunlar ama ne yazık ki Hector : Badge of Carnage oyunu da nadir de olsa crash edebiliyor. Ayrıca oyunda çok fazla İngilizce metin olması da biraz da olsa İngilizce bilginizin olmasını zorunlu kılıyor. Şunu da belirtmeliyim ki oyunda bazı sahneler ahlak sınırını da görseller ve kullanılan dil olarak zorlayabiliyor.

Oyunla ilgili daha fazla ipucu vermek ve anlatmak istemiyorum çünkü oyun keşfedilmesi gereken, üzerine emek harcanması gereken bir oyun.
Sonuç olarak oynarken eğleneceğiniz, puzzle’ları çözebilmek için sizleri düşünmeye sevk eden, grafik ve ses özellikleri açısından son derece başarılı bir oyun sizleri bekliyor. Hector : Badge of Carnage' App Store'dan aşağıdaki linki kullanarak 3,99$'a satın alabilirsiniz.
İyi eğlenceler
Not: Yukarıdaki yazı oyunlar konusunda çok meraklı ve uzman arkadaşımız Sertaç Pıçakçı tarafından yazılmıştır. Tercüme veya alıntı değildir





















